Nissan, geçtiğimiz yıl önemli dalgalanmalara ve krizlere maruz kaldı. Japon otomobil devi, bir süreliğine diğer dev Japon otomobil markaları Honda ve Mitsubishi ile potansiyel bir ortaklık masasına oturdu. Bu hamle, Japon otomotiv endüstrisi için devasa bir stratejik adım olarak yorumlanıyordu. Ancak proje rafa kalkınca Nissan hisseleri borsada sert düşüşler kaydettiği gibi kadim ortağı Renault ile de ilişkilerde gerilim yaşandı. Tüm bunlara eklenen "Trumponomi" vergileri, markanın ABD pazarındaki durumunu daha da karmaşık hale getirdi.
Ardından üst yönetimdeki CEO değişikliği, markanın yol haritasında belirgin bir revizyona işaret etti. Yeni modellerin ve hibrit araç teknolojisi hamleleri hız kazandı. Eski ABD yönetiminin ticaret politikalarındaki yumuşama ve elektrikli araç geçiş sürecinde Nissan'ın uzun zamandır üzerinde çalıştığı hibrit teknolojilerinin ön plana çıkması, şirketin üzerindeki karamsar havayı dağıttı. Agresif maliyet düşürme planları kapsamında bazı üretim tesislerini kapatan marka, finansal anlamda tekrar yükseliş eğilimine girdi. Bu hamleler, Nissan'ın elektrikli araç çağına uyum sağlama konusunda ciddi bir mesafe kat ettiğini gösterdi.
Bu toparlanma sürecinde, markanın B segmentindeki ikonik kompakt SUV'u Juke, üçüncü nesliyle yola çıkmak üzere son hazırlıklarını tamamlıyor. Beğenilsin ya da beğenilmesin, Nissan Juke küçük crossover segmentinde uzun süredir eksik olan bir şeyi tamamlamıştı: kesinlikle benzersiz, kendine özgü bir tarz. İlk nesil Juke'un "böcek gözü" olarak tanımlanan ön farları, onu 2011 yılında piyasadaki neredeyse tüm rakiplerinden radikal bir şekilde ayırdı. Ancak bu cesur tasarım, ABD pazarında beklenen satış başarısını getirmedi ve model 2017'de bu ülkeden çekildi. Fakat diğer tüm küresel pazarlarda, ikinci nesil Juke yoluna devam etti. Bu model de, geleneksel farlardan ziyade ralli otomobillerini andıran büyük ön ışıklarıyla, o tuhaf ve ayırt edici yüz ifadesini korumayı başardı.
Şimdi ise üçüncü nesil gelişim aşamasında. Prototipler, test sürüşleri sırasında casus fotoğrafçıların lenslerine yakalandı. İlk izlenim, normal ön farlarıyla biraz daha sıradan göründüğü yönünde. Nissan'ın, eski modelin sadık hayran kitlesinde tepkiye yol açabilecek bu tasarım değişikliğine gittiği anlaşılıyor. En son ele geçen görüntüler, inanılmaz derecede etkili bir kamuflaj örtüsüne sarılmış yeni Juke'u ortaya koydu. Nissan'ın karmaşık şekiller ve origami desenleriyle bezediği özel örtü, crossover'ın detaylarını şimdiye kadar gördüğümüz çoğu test aracından daha başarılı bir şekilde gizlemeyi başardı.
Ancak kamufle edilmesi daha zor olan bazı unsurlar da vardı. Örneğin, artık kesinlikle çok daha küçük birimler halinde olan ve eski Juke'lardaki gibi tampon altında değil, aracın burnunun üst kısmına, daha yükseğe monte edilen farlar gibi. Yeni modelin tüm ön bölümü oldukça dik ve yüksek bir yapı sergiliyor. Bu durum, bizi çok farklı bir ön tasarımın beklediğinin en güçlü göstergesi olarak yorumlandı. Hatta park sensörleri bile tekerleklerin üst hizasına, alışılmadık şekilde yüksek bir noktaya yerleştirilmişti.
Yandan bakıldığında, yeni Juke'ta en son nesil Leaf'ten alınmış bazı tasarım ipuçları net bir şekilde fark ediliyor. En dikkat çekici olanı, arka kapı kollarının alışılagelmişin aksine kapının kendi üzerinde değil, arka sütunun üzerine monte edilmiş olmasıydı. Ön kapı kolları ise gövdeyle tamamen bütünleşik, gizli bir formda tasarlanmıştı. Yeni jant tasarımı oldukça gösterişliydi, neredeyse Art Deco tarzını yansıtan bir imaj sunuyordu. Jant kapağında sadece birkaç küçük hava deliği bulunuyordu; bu tasarım hem aerodinamiği iyileştirmeyi hem de gerektiğinde fren soğutmasına katkı sağlamayı amaçlıyordu. Juke'un karakteristiği, jantlara da bu şekilde yansıtılmıştı.
Bazı ikonik Juke detayları korunarak, tasarımda yumuşak bir geçiş sağlanmaya çalışılmış. En çok eski Juke'ı hatırlatan özellikler arka tarafta toplanmış, en başta belirgin bir şekilde dışa taşan omuz hatları. Bu hatlar arka kısımda çıkıntılı hatlarda bitiyor, bagaj kapağına gelince dışa doğru genişliyor. Ayrıca, bir dizi büyük ve yuvarlak formda arka lamba yer alıyor. Çamurlukların daha üstünde daha geleneksel bir arka lamba grubu eklenmiş. Alt taraftaki bu açıklıklar sadece reflektör işlevi görebilirdi. Peki üstteki ışıklar Nissan’ın başka bir sürprizi mi? Bunun zamanla göreceğiz.
Model, elektrikli Leaf ile aynı platformu paylaştığı için, tamamen elektrikli bir versiyonu da mutlaka olacakt. Motor gücü veya pil kapasitesi hakkında resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Ancak Leaf'ın, daha büyük olan tek motor konfigürasyonunda 214 HP motor gücü ve 75 kWh'lik batarya paketiyle 485 kilometreye varan bir menzili varken aynı paketin daha küçük Juke gövdesine uygulanması durumunda, menzilde artış kesinlikle olacaktır.
Avrupa otomobil piyasasına tanıtım tarihi henüz netleşmemekle birlikte, 2026 yılının ilk yarısında gerçekleşmesi muhtemel. Üretimin, Nissan'ın önemli üretim merkezlerinden biri olan İngiltere'deki Sunderland tesisinde yapılması planlanıyordu. Juke modeli, Türkiye pazarı için de her zaman özel bir öneme sahip olduğundan, Avrupa ile eş zamanlı olarak ülkemizde de satışa sunulması bekleniyor. Juke hem sıfır araçlarda tercih edilen hem de ikinci el otomobil piyasasında yüksek fiyatlara alıcı bulabilen bir model. Nissan’ın otomobil yedek parça avantajı ve otomobil bakım ve onarımındaki altyapısı da ona türkiye pazarında her zaman iyi bir konum sağlıyor. Juke’un kendine özgü o benzersiz tarzın ne kadar değiştiği ve bu yeni neslin tüketicilerden ne kadar kabul göreceği ise şimdiden merak konusu olmayı sürdürüyor.
Tüm Marka ve Modelleri Sizin İçin Araştırıyoruz
Siz de araç karşılaştırma sayfamızdan birbirinden farklı özelliklere sahip araçlara tek bir tıkla göz atabilir ve dilediğiniz araçları anında karşılaştırabilirsiniz.
Sifiraracal.com, sitemiz üzerinden otomobil kampanyalarını inceleyebilir, tek bir tıkla sıfır araç kampanyalarına ulaşabilir ve anında size özel ücretsiz fiyat teklifi alabilirsiniz.